BlogBoşanma Davasında Yurt Dışındaki Mal Varlığı Nasıl Paylaşılır?

https://esraaslanlaw.com/wp-content/uploads/2026/10/yurt-disindaki-mal-paylasimi-1280x720.webp

İçindekiler

Yurt dışındaki mallar boşanmada paylaşımın dışında mı kalır?

Bir malın yurt dışında bulunması, boşanma sonrası mal rejimi incelemesinin dışında kaldığı anlamına gelmez. Ancak bütün malların otomatik olarak yarı yarıya paylaşılacağı da söylenemez. Önce mal rejimine uygulanacak hukuk, malın türü, edinilme zamanı ve finansman kaynağı belirlenir. Yabancı ülkedeki taşınmazlar bakımından bulunduğu ülke hukukunun uygulanması özel önem taşır. Türkiye’de bir alacak hükmü verilmesi ile yabancı tapu kaydının değiştirilmesi ise ayrı işlemlerdir. (5718 sayılı Kanun, 15 ve 21. maddeler)

Bu nedenle doğru başlangıç, eşin sahip olduğu bütün varlıkların yerini ve hukuki niteliğini gösteren bir envanterdir. Yabancı ülkedeki ev, şirket hissesi, banka hesabı ve emeklilik birikimi aynı kurala tabi tek bir mal grubu gibi ele alınmamalıdır. Bazı varlıklar doğrudan eşin mülkiyetindeyken bazıları bir şirketin veya başka bir tüzel kişinin adına kayıtlı olabilir. Görünürdeki kullanım ile hukuki sahiplik arasındaki fark, talebin nasıl kurulacağını etkiler.

Mal rejimine uygulanacak hukuk nasıl bulunur?

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 15. maddesi, eşlerin evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açıkça seçebilmelerine imkân tanır. Böyle bir seçim yoksa evlenme anındaki müşterek millî hukuk; bunun bulunmaması hâlinde evlenme anındaki müşterek mutad mesken hukuku; bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukuku esas alınır. Bu sıralama, yalnızca bugün hangi ülkede yaşandığına bakılarak atlanmamalıdır.

Örneğin eşlerin evlenirken ortak vatandaşlığa sahip olması ile sonradan aynı ülke vatandaşlığını kazanması aynı inceleme değildir. Evlilik tarihi, o tarihteki vatandaşlıklar ve yaşam merkezi kayıtlarla belirlenmelidir. Kanun, sonradan yeni müşterek hukuka tabi olma konusunda da üçüncü kişilerin haklarını koruyan bir düzenleme içerir. Dolayısıyla sonradan taşınmanın bütün evlilik dönemini otomatik olarak yeni ülke hukukuna bağladığı söylenemez. Hukuk seçimi belgesi varsa tam metni incelenmelidir.

Yabancı ülkedeki taşınmazlar için özel kural

Kanun’un 15. maddesinin ikinci fıkrası, malların tasfiyesinde taşınmazlar için bulundukları ülke hukukunun uygulanmasını öngörür. Bu özel kural, genel mal rejimi bağlantısının yanında ayrıca dikkate alınır. Almanya’daki konut, başka ülkedeki arsa veya tatil evi bakımından yalnızca Türk Medeni Kanunu’ndaki edinilmiş mal kurallarını sıralamak yeterli değildir. Taşınmazın bulunduğu yerdeki rejim ve ilgili talebin niteliği araştırılmalıdır.

Bir taşınmazla ilgili para alacağı talebi ile doğrudan mülkiyetin devri veya tapu kaydının değiştirilmesi aynı hukuki sonuç değildir. Yabancı devletin sicil düzeni ve taşınmazlara ilişkin yetki kuralları, kararın uygulanmasını etkiler. Türk mahkemesinin vereceği kararın yabancı sicilde kendiliğinden tescil edileceği söylenemez. Dosya planlanırken hedefin satış bedelinden pay mı, katkı karşılığı alacak mı, yoksa belirli bir aynî hak mı olduğu açıkça belirlenmelidir.

Türk mahkemesinin yetkisi ile uygulanacak hukuk farklı sorulardır

Bir Türk mahkemesinin uyuşmazlığı inceleyebilmesi, mutlaka Türk maddi hukukunu uygulayacağı anlamına gelmez. Milletlerarası yetki ve kanunlar ihtilafı ayrı alanlardır. 5718 sayılı Kanun’un 40. maddesi milletlerarası yetkiyi iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarıyla ilişkilendirir; somut talep ve yabancı unsur ayrıca değerlendirilir. Malın bulunduğu ülkedeki mahkemelerin yetkisi ve ileride kararın orada uygulanabilirliği de baştan düşünülmelidir.

Türk mahkemesi uygulanması gereken yabancı hukuku resen araştırır; taraflardan bu hukukun içeriğinin belirlenmesinde yardım isteyebilir. Yabancı kanun metni, güncel uygulama ve gerektiğinde uzman görüşünün dosyaya sunulması bu nedenle yararlı olabilir. Yabancı hukuk hiç araştırılmadan yalnızca tarafların Türkçe konuşması veya Türkiye’de dava açması nedeniyle Türk hukukuna geçileceği varsayılmamalıdır. Resmî adlî iş birliği araçları yabancı hukukun belirlenmesinde de önem taşır. (Adalet Bakanlığı, yabancı hukuk hakkında bilgi edinme ve adlî yardımlaşma genelgeleri)

Türk hukuku uygulanıyorsa edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı

Türk hukuku uygulanacak bölüm bakımından yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma sistemi incelenir. Çalışma karşılığı edinimler, belirli sosyal güvenlik ödemeleri ve kişisel malların gelirleri gibi kalemler kanundaki kurallara göre değerlendirilir. Evlilik öncesi mallar, miras ve karşılıksız kazanımlar ise kişisel mal niteliği bakımından önemlidir. Bununla birlikte mal rejimi sözleşmesinin içeriği ve özel düzenlemeler sonucu etkileyebilir. (Türk Medeni Kanunu, 202 ve 219–221. maddeler)

Yurt dışındaki hesabın yalnızca bir eş adına açılmış olması, içindeki bütün paranın tasfiye dışında olduğu anlamına gelmez. Hesaba giren paranın kaynağı ve ilgili dönem araştırılır. Tersine, evlilik devam ederken alınan her malın mutlaka bütünüyle edinilmiş mal olduğu da söylenemez; miras parasıyla yapılan alım gibi durumlarda finansman izlenmelidir. Tek bir tapu veya hesap kaydı, malın hangi mal grubuna ait olduğunu her zaman tek başına açıklamaz.

Evlilik ve dava tarihleri hesabı nasıl etkiler?

Mal rejiminin başlangıcı, eşlerin seçtiği rejim ve kanuni geçiş düzenlemeleriyle birlikte değerlendirilir. Özellikle farklı dönemlere yayılan evliliklerde bütün yıllara aynı rejimi uygulamak doğru olmayabilir. Türk hukuku bakımından boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejiminin sona ermesi, boşanma davasının açıldığı tarihle ilişkilidir. Bu, kararın kesinleşmesinin ve tasfiye sürecinin önemini ortadan kaldırmaz; hukuki etkilerin tarihleri birbirinden ayrılmalıdır.

Malın rejimin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı ile hesapta hangi tarihteki değerinin kullanılacağı farklı sorulardır. Değerleme, borçlar ve katkı hesapları ilgili kurallara göre yapılır. Yabancı para cinsinden varlıklarda ayrıca kur ve değerleme yöntemi gerekir. Dosyada yalnızca bugünkü piyasa fiyatını yazmak, geçmiş finansman ve rejimin sona ermesiyle ilgili bütün hesapları çözmez. Tarih çizelgesi hazırlanması, bilirkişi incelemesinin doğru verilere dayanmasını kolaylaştırır.

Miras, bağış ve evlilik öncesi birikim nasıl ispatlanır?

Bir varlığın kişisel kaynaktan karşılandığı ileri sürülüyorsa bu kaynağın somut belgelerle izlenmesi gerekir. Miras belgesi, banka transferi, satış sözleşmesi veya önceki malın satış bedeli arasında bağlantı kurulabilir. Yıllar sonra yalnızca aile içinde yapılan açıklamalarla finansman zincirinin gösterilmesi güçleşebilir. Kaynağın yabancı para olması veya başka ülkeden gönderilmesi, ispat ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Karışık finansmanda birden fazla kaynak aynı alımda birleşebilir. Örneğin bir kısmı miras, bir kısmı çalışma geliri ve bir kısmı krediyle alınan malda her kalemin etkisi ayrı incelenir. Malın tamamını tek etiketle kişisel veya ortak olarak nitelendirmek, katkı ve denkleştirme hesaplarını gözden kaçırabilir. Belgelerin yalnızca son bakiyeyi değil, para hareketlerinin tarihini ve yönünü göstermesi önemlidir. Hesap özetleri mümkün olduğunca ilgili dönemleri kesintisiz kapsamalıdır.

Krediler, ipotekler ve katkı alacakları

Yabancı ülkedeki evin yüksek piyasa değeri, aynı tutarda paylaşılabilir net değer bulunduğu anlamına gelmez. Kredi bakiyesi, ipotek, satış masrafı ve ilgili hukuka göre dikkate alınabilecek borçlar ayrıca incelenir. Kredinin kimin adına olduğu, taksitlerin hangi dönemde ve hangi kaynaktan ödendiği önemlidir. Eşlerden birinin kendi kişisel kaynağından yaptığı katkı, malın mülkiyet kaydından farklı bir alacak tartışması doğurabilir.

Türk hukuku uygulanıyorsa değer artış payı, denkleştirme, eklenecek değer ve artık değer kavramları aynı şeyi ifade etmez. Her biri farklı koşullara dayanır. Artık değere katılma alacağı bakımından kanundaki oran, her malın tapusunun otomatik yarısının devredilmesi şeklinde anlaşılmamalıdır. Önce mal grupları, borçlar ve hesap kalemleri belirlenir. (Türk Medeni Kanunu, 227–236. maddeler)

Şirket hisseleri, banka hesapları ve yatırım varlıkları

Eşin yabancı şirkette pay sahibi olması ile şirketin sahip olduğu taşınmaz veya araçların doğrudan eşe ait olması aynı değildir. Payın edinilme tarihi ve kaynağı, şirketin değeri, dağıtılan kârlar ve varsa pay devirleri incelenir. Şirket tüzel kişiliğinin malları, hiçbir ek değerlendirme yapılmadan eşin kişisel mal listesine yazılmamalıdır. Pay değerinin belirlenmesi için finansal tablolar, sicil kayıtları ve uzman incelemesi gerekebilir.

Banka mevduatı, menkul kıymet, fon ve dijital varlıklar bakımından da sahiplik ve dönem belirlenmelidir. Hesapta görülen brüt tutar ile tasfiyeye dahil edilecek tutar aynı olmayabilir. Emeklilik hakları ve belirli finansal ürünler, ilgili ülkenin özel kurallarına tabi olabilir. Yabancı finansal ürünü yalnızca Türkçe adının benzemesi nedeniyle Türkiye’deki başka bir ürünle aynı kabul etmek doğru değildir. Ürünün sözleşmesi ve erişim koşulları gerektiğinde incelenmelidir.

Malvarlığı envanteri hangi bilgileri içermeli?

VarlıkToplanacak temel bilgiÖzel inceleme
Yabancı taşınmazSicil, alım tarihi, finansman ve krediBulunduğu ülke hukuku ve sicilde uygulama
Banka veya yatırım hesabıSahiplik, dönemsel hareketler, para kaynağıMal grubu ve ilgili tarihteki değer
Şirket payıPay oranı, edinim, mali tablolarPay değeri ile şirket malının ayrılması
Mirasla edinilen varlıkMiras belgesi ve transfer zinciriKişisel kaynak ve sonraki gelirlerin ayrımı
Krediyle alınan malBorç bakiyesi ve taksit kaynağıNet değer ve katkı hesabı

Bu envanter bir paylaşım sonucu değil, incelemenin başlangıcıdır. Bilinmeyen bilgiler açıkça belirtilmeli, tahminî tutarlar doğrulanmış değer gibi sunulmamalıdır. Aynı varlığın hem şirket bilançosunda hem eşin şahsi listesinde iki kez sayılması önlenmelidir. Belgeler tarih ve ülke bilgisiyle düzenlendiğinde hangi kaydın hangi iddiayı desteklediği daha kolay anlaşılır.

Yabancı ülkeden delil ve kayıt temini

Yabancı sicil veya banka kayıtları her zaman kişisel bir e-postayla alınamaz. Açık sicilden erişilebilen belgeler ile mahkeme aracılığıyla istenmesi gereken özel kayıtlar ayrılmalıdır. Milletlerarası adlî yardımlaşma ve uygun olduğu durumlarda Lahey Delil Sözleşmesi gibi araçlar kullanılabilir. Hangi devletler arasında hangi usulün geçerli olduğu ve çekinceler somut dosyada kontrol edilir. (HCCH, 1970 Delil Sözleşmesi)

Delil talebinin belirli ve uyuşmazlıkla ilgili olması önemlidir. Dünyadaki bütün banka hesaplarının sınırsız biçimde araştırılmasını isteyen genel bir talep, hedefi belirlenmiş belge talebiyle aynı değildir. Hesap numarası bilinmiyorsa bankanın adı, dönem ve işlemin gerekçesi gibi eldeki bilgiler açıklanmalıdır. Hukuka aykırı erişimle ele geçirilen şifreli hesap kayıtlarına dayanmak yerine mahkemenin ve yabancı makamın kabul ettiği yollar kullanılmalıdır. Türk usul hukukunda hukuka aykırı delil yasağı ayrıca dikkate alınır. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 189. madde)

Mal kaçırma şüphesinde tedbir nasıl düşünülür?

Satış veya transfer riski varsa gecikmenin doğurabileceği zarar somutlaştırılmalıdır. Sadece eşin yurt dışında yaşaması, bütün malvarlığına tedbir uygulanması için yeterli bir açıklama değildir. Hangi malın, hangi işlemle ve ne zaman elden çıkarılma riski taşıdığına ilişkin hukuka uygun deliller önemlidir. Türk mahkemelerinde ihtiyatî tedbir şartları ilgili usul kuralları çerçevesinde incelenir.

Bununla birlikte Türkiye’de verilen tedbirin yabancı bankada veya tapu sicilinde otomatik olarak uygulanacağı söylenemez. İlgili ülkede ayrıca koruyucu işlem veya karar gerekebilir. Bu nedenle riskin bulunduğu ülkenin avukatıyla koordinasyon, bazı dosyalarda esas davadan önce önem kazanır. Önceki devirlerin tasfiye hesabına etkisi de ayrı konudur; her satışın geçersiz veya her devrin mal kaçırma olduğu yönünde peşin hüküm kurulamaz.

Boşanma protokolünde yabancı mallar nasıl ele alınmalı?

Anlaşmalı düzenlemede yabancı malın açıkça tanımlanması, borçların kime ait olacağı, ödemenin zamanı ve para birimi gibi noktaların belirsiz bırakılmaması gerekir. Genel bir bütün haklardan vazgeçme cümlesinin hangi talepleri kapsadığı tartışma yaratabilir. Ayrıca tarafların anlaşması, yabancı sicilin veya bankanın kendi devir koşullarını ortadan kaldırmaz. Protokolün uygulanabilirliği hem Türkiye’deki süreç hem varlığın bulunduğu ülke bakımından düşünülmelidir.

Örneğin varsayımsal bir olayda eşlerden biri yabancı evin devrini, diğeri belirli bir para ödemesini üstlenmektedir. Tapu devri gerçekleşmeden ödemenin tamamlanması, bir taraf için ciddi uygulama riski doğurabilir. Bu örnek gerçek bir müvekkil olayı değildir. İşlemlerin sırası, belge koşulları ve yerine getirilmemesi hâlindeki sonuçlar açıkça düzenlenmelidir. boşanma protokolünün hukuki incelenmesi bu aşamada yalnızca ifade düzeltmekten daha geniş bir işleve sahiptir.

Karar alındıktan sonra yabancı ülkede uygulama

Türkiye’de hüküm kurulması, yabancı ülkedeki alacağın veya malın fiilen elde edildiği anlamına gelmez. Kararın tanınması veya icra edilebilir hâle getirilmesi, o ülkenin hukuku ve uygulanabilir anlaşmalar çerçevesinde gerekebilir. Usulüne uygun tebligat, kararın niteliği ve kesinleşme belgeleri ilerideki uygulama aşamasında önem taşır. Bu nedenle dava açılırken yalnızca kazanılacak hüküm değil, hükmün nerede uygulanacağı da planlanmalıdır.

Yabancı kararın Türkiye’deki malvarlığına karşı uygulanması düşünülüyorsa ters yönde bir tanıma veya tenfiz incelemesi gündeme gelir. yabancı alacakların Türkiye’de tahsili konusunda açıklanan çerçeve bu yönüyle bağlantılıdır. Aynı borç için farklı ülkelerde işlem yapılması hâlinde ödemeler ve tahsilatlar birbirine bildirilmelidir. Karar metnindeki yükümlülük ile fiilen tahsil edilen tutarın izlenmesi, mükerrer talep sorununu önler.

Süreler ve dosyanın stratejisi birlikte belirlenmeli

Mal rejimi alacağı, boşanma, nafaka ve tazminat taleplerinin süreleri aynı kabul edilmemelidir. Uygulanacak hukuk, talebin niteliği ve yabancı kararın etkisi başlangıç tarihini değiştirebilir. Türk nüfus kaydının güncellendiği tarihi bütün mali talepler için otomatik başlangıç saymak güvenli değildir. Yabancı boşanma varsa kararın verildiği ve kesinleştiği tarihler, Türkiye’deki tanıma veya tescil işlemleriyle birlikte incelenmelidir.

Dosyanın başında hazırlanacak tarih çizelgesi; evlilik, vatandaşlık ve yerleşim değişiklikleri, mal edinimleri, kredi ödemeleri, dava ve karar tarihlerini içermelidir. milletlerarası aile hukuku değerlendirmesi bu veriler üzerinden yapılır. Avukat Esra Aslan ile görüşülürken yalnızca malın tahminî değerinin değil, kaynağını ve dönemini gösteren belgelerin sunulması, hangi talebin hangi ülkede ileri sürülebileceğini belirlemeye yardımcı olur.

Değerleme raporları arasında fark varsa nasıl yaklaşılır?

Aynı yabancı taşınmaz veya şirket için farklı değerler verilmesi, raporlardan birinin mutlaka gerçeğe aykırı olduğunu göstermez. Değerleme tarihi, kullanılan yöntem, mevcut borçlar ve satılabilirlik varsayımları farklı olabilir. Bir emlak ilanındaki istenen fiyat ile gerçekleşmiş satış bedellerine dayanan uzman değerlendirmesi aynı ağırlıkta değildir. Raporun hangi varlığı, hangi tarihte ve hangi koşullarda değerlendirdiği açıkça okunmalıdır. Vergi değerinin her durumda piyasa değerine eşit olduğu da varsayılmamalıdır.

Yabancı şirket payında azınlık payı, dağıtılmamış kârlar, borçlar ve şirketin faaliyet durumu sonucu etkileyebilir. Payın borsada işlem görmesi ile kapalı bir aile şirketine ait olması farklı veri kaynakları gerektirir. Gerektiğinde yabancı ülkedeki uzmanla Türkiye’deki dosyada görev alan bilirkişinin kullandığı veriler karşılaştırılmalıdır. Amaç en yüksek veya en düşük rakamı seçmek değil, ilgili hukuki hesabın gerektirdiği değeri gerekçeleriyle belirlemektir.

Kur değişimi nedeniyle rakamlar farklı görünüyorsa, önce hesabın hangi para biriminde kurulacağı ve dönüşümün hangi tarihte yapılacağı belirlenmelidir. Bir raporun yerel para birimi, diğerinin avro kullanması tek başına uyuşmazlık yaratmayabilir. Fakat farklı tarihlerdeki kurların açıklamasız birleştirilmesi ciddi hesap hatası doğurabilir. Bütün varsayımlar ve kaynak belgeler raporda görünür olmalı; tarafların bu verilere ilişkin açıklama yapabilmesine imkân tanınmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir. Malın bulunduğu ülke, uygulanacak hukuk, evlilik dönemi ve finansman kayıtları somut dosyada birlikte değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Yabancı ülkedeki evin yarısı otomatik olarak benim olur mu?

Hayır. Uygulanacak hukuk, finansman ve talebin niteliği belirlenmeden otomatik yarı pay sonucuna varılamaz.

Türkiye’de dava açılırsa her mala Türk hukuku mu uygulanır?

Hayır. Mahkemenin yetkisi ile uygulanacak hukuk farklıdır; yabancı taşınmazlar için özel kural bulunur.

Hesap yalnızca eşimin adına ise inceleme dışında mı kalır?

Hayır. Hesaptaki paranın kaynağı, dönemi ve uygulanacak mal rejimi araştırılır.

Miras parasıyla alınan ev mutlaka paylaşılır mı?

Mutlaka denilemez. Miras kaynağı, ek finansman ve ilgili ülke hukuku birlikte incelenir.

Şirketin bütün malları eşimin şahsi malı sayılır mı?

Hayır. Şirket payının değeri ile şirketin kendi malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır.

Yabancı banka hesabını şifreyle açıp belge alabilir miyim?

Hukuka aykırı erişim uygun bir delil toplama yolu değildir. Kayıtlar kabul edilen resmî ve yargısal yollarla istenmelidir.

Türk tedbir kararı yabancı tapuyu hemen durdurur mu?

Otomatik uygulama varsayılmamalıdır. Taşınmazın bulunduğu ülkede ayrıca işlem gerekebilir.

Kredi borcu paylaşım hesabında dikkate alınır mı?

İlgili hukuka ve borcun bağlantısına göre incelenir. Brüt piyasa değeri tek başına net paylaşım tutarını göstermez.

Boşanma protokolüne genel feragat yazılması yeterli mi?

Belirsiz ifadeler uyuşmazlık yaratabilir. Yabancı mallar, talepler ve uygulama koşulları açıkça değerlendirilmelidir.

Yabancı boşanmayı nüfusa yeni işlettim; bütün süreler şimdi mi başlar?

Hayır. Her mali talebin süresi ve başlangıç olayı ayrı belirlenmelidir.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. * İşaretli Alanlar Zorunludur.