BlogDeniz Yoluyla Taşınan Yükün Hasarlanması: Sorumluluk ve Tazminat Süreci

https://esraaslanlaw.com/wp-content/uploads/2026/10/deniz-tasimasinda-yuk-hasari-1280x720.webp

Yük hasarında ilk hedef delili ve süreyi korumaktır

Deniz yoluyla taşınan yük hasarlandığında tazminat süreci, hasarın belgelenmesi, doğru muhataba bildirim yapılması ve uygulanacak dava süresinin korunmasıyla başlar. Taşıyanın sorumluluğu her olayda sınırsız veya otomatik değildir; hasarın hangi aşamada meydana geldiği, taşıma sözleşmesi, sorumluluktan kurtulma sebepleri ve kanuni sınırlar incelenir. Türkiye’deki ithalatçı, ihracatçı veya yabancı yük ilgilisi için sigortaya başvurmak, taşıyana karşı hakların ayrıca korunması ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Islanmış koli, kırılmış makine veya sıcaklığı bozulmuş gıda aynı teknik incelemeyi gerektirmez. Yükün niteliği, ambalajı ve taşıma koşulları bilirkişi veya uzman değerlendirmesini etkiler. İlk anda yapılan teslim kaydı, daha sonra hazırlanacak ayrıntılı rapor kadar önemli olabilir. Hasarı fark eden işletmenin yalnız fotoğraf çekip karşı tarafın yanıtını beklemesi, kısa bildirim süreleri bakımından risk yaratır. (Türk Ticaret Kanunu, maddeler 1178 ve 1184–1188)

Taşıyan, fiilî taşıyan ve diğer hizmet sağlayıcılar

Taşıyan, deniz taşımasını sözleşmeyle üstlenen kişidir; fiilî taşıyan ise taşımanın tamamını veya bir kısmını gerçekleştiren başka bir kişi olabilir. Geminin maliki, konşimentoyu düzenleyen şirket, rezervasyonu yapan organizatör ve liman işletmesi her dosyada aynı kişi değildir. Bu ayrım yapılmadan yalnız geminin adına veya acentenin logosuna bakılarak sorumlu seçilmemelidir. Sözleşme zinciri, imza ve temsil kayıtları birlikte incelenir.

Yük limanda, gemide, aktarma sırasında veya kara ayağında hasarlanmış olabilir. Birden fazla taşıma türü içeren sözleşmede hasarın yeri belirlenebiliyorsa uygulanacak sorumluluk düzeni değişebilir. Taşıma işleri organizatörünün sadece aracılık mı yaptığı, yoksa kendi adına taşıma taahhüdü mü üstlendiği de önemlidir. Türkiye’de deniz hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilk inceleme, taşıma belgelerindeki bütün tarafların rollerini çıkarmalıdır.

Hasarın taşıyanın sorumluluk döneminde oluşması

TTK 1178 çerçevesinde eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu dönem ve bu dönemde meydana gelen zıya, hasar veya gecikme değerlendirilir. Yükün hangi anda teslim alındığı, kime teslim edildiği ve liman uygulamasıyla ilgili kayıtlar önem taşır. Sadece geminin sefer tarihleri, bütün sorumluluk dönemini açıklamayabilir. Yükleme öncesindeki depo hasarı ile taşıma sırasındaki hasar birbirinden ayrılmalıdır.

Temiz konşimento, yükün görünür durumuna ilişkin önemli bir belge olabilir; fakat kapalı konteyner içindeki her ürünün iç durumunu kesin olarak ispatladığı varsayılmamalıdır. Yükleme fotoğrafları, paketleme listesi, tartım, mühür ve konteyner teslim kayıtları birlikte değerlendirilir. Hasarın teslimden sonra alıcının deposunda meydana geldiği iddiası varsa son taşıma ayağı ve depolama koşulları da incelenir. Zaman çizelgesindeki boşluklar, sorumluluğun kime ait olduğunu belirlemeyi zorlaştırır.

Teslim sırasında görünür hasar nasıl kayda alınır?

Dışarıdan görülebilen zıya veya hasar en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı bildirilmelidir. Bildirimde hasarın genel niteliği açıklanmalıdır. Yalnız “kontrol edilecektir” veya “haklarımız saklıdır” gibi soyut ifadeler yerine, görülen ıslanma, kırılma, eksik koli veya mühür farklılığı somut biçimde yazılmalıdır. Bildirimin muhatabı ve gönderim kaydı korunmalıdır. (Türk Ticaret Kanunu, madde 1185)

Teslim tutanağına çekince yazılması yararlı olmakla birlikte tutanağın kimin adına imzalandığı ve bildirimin taşıyana ulaşıp ulaşmadığı incelenmelidir. Liman görevlisi veya kamyon sürücüsünün imzası her durumda taşıyan adına kabul anlamına gelmez. Hasarlı yükün ayrıntılı fotoğrafları, genel görünüm ve yakın çekim birlikte alınarak saklanabilir. Fotoğrafın hangi konteyner ve partiye ait olduğu, tarih ve konumla ilişkilendirilmelidir; sonradan karışmış fotoğraflar ispatı zayıflatır.

Gizli hasar ve gecikme bildiriminin ayrı süreleri

Zıya veya hasar dışarıdan belli değilse TTK 1185 uyarınca teslim tarihinden itibaren aralıksız hesaplanan üç gün içinde bildirimin gönderilmesi yeterlidir. Bu süre iş günü olarak anlatılmamalıdır. Eşyanın tarafların katılımıyla kanunda belirtilen makam veya resmen atanmış uzmanlar tarafından incelenmesi halinde bildirim istisnası gündeme gelebilir. Her özel eksper raporunun bu istisnayı otomatik sağladığı kabul edilmemelidir.

DurumTTK kapsamındaki bildirimTemel sonuç
Görünür zıya veya hasarEn geç teslim sırasında yazılı bildirimHasarın genel niteliği belirtilir
Dışarıdan belli olmayan hasarTeslimden itibaren aralıksız üç gün içinde gönderimDelil ve bildirim kaydı korunur
Teslimde gecikme zararıTeslimden itibaren aralıksız altmış gün içinde yazılı bildirimSüresinde bildirim yapılmazsa gecikme tazminatı ödenmez
Taşıyana karşı tazminat istemiKural olarak bir yıl içinde yargı yoluna başvuruBildirimden ayrı hak düşürücü süre

Hasarın süresinde bildirilmemesi ile gecikme zararının süresinde bildirilmemesi aynı sonucu doğurmaz. Zıya ve hasarda kanuni karineler ve aksinin ispatı önem taşırken, gecikme zararında altmış günlük bildirim şartının özel sonucu vardır. Bu yüzden “üç günü kaçıran herkes bütün haklarını kaybeder” şeklindeki bir ifade doğru değildir. Ancak ispat güçlüğü nedeniyle bildirim geciktirilmemelidir.

Ekspertiz ve mahkemeden delil tespiti

Ekspertiz, hasarın sebebi, yaygınlığı, tamir imkânı ve ekonomik etkisini ortaya koyabilir. Taşıyan ve sigortacı incelemeye davet edilmeli, davetin ulaştığı kayıt altına alınmalıdır. Ortak inceleme mümkün değilse neden yapılamadığı açıklanır. Özellikle bozulabilir yükte veya kısa sürede onarılması gereken makinede delil kaybı riski vardır. İnceleme öncesinde bütün ambalajların atılması veya yükün karıştırılması, sebep araştırmasını zorlaştırabilir.

Gerektiğinde mahkemeden delil tespiti talebinin koşulları değerlendirilir. Delil tespiti zarar miktarı veya sorumluluk hakkında nihai hüküm değildir; ileride kullanılması zorlaşacak delilin korunmasına hizmet eder. Teknik raporun hangi örnekleme yöntemiyle hazırlandığı, ölçüm cihazları ve fotoğrafların bağlantısı anlaşılır olmalıdır. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu, maddeler 400 ve devamı)

Islanma, darbe ve soğuk zincir hasarında farklı deliller

Islanmada suyun kaynağı, konteynerin sızdırmazlığı, yükleme koşulları ve yoğuşma ihtimali incelenir. Dış yüzeyde pas bulunması tek başına deniz suyunun içeri girdiğini ispatlamaz. Darbe hasarında istifleme, bağlama, kaldırma ekipmanı ve ambalajın yeterliliği önem taşır. Makinenin daha önceki durumu ve sevk öncesi kontrol raporu, hasarın taşımadan önce mevcut olduğu savunmasını değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Soğutmalı konteynerde ayarlanan sıcaklık, gerçek ölçümler, enerji kesintisi, alarm ve bakım kayıtları birlikte ele alınmalıdır. Yalnız varışta alınan bir sıcaklık ölçümü, bütün sefer boyunca ne olduğunu göstermeyebilir. Ürünün yükleme anındaki sıcaklığı ve havalandırma talimatı da dosyaya dahil edilir. Veriler elektronik sistemden alınıyorsa ham kayıtlar korunmalı; yalnız seçilmiş ekran görüntülerine dayanılmamalıdır. Teknik inceleme, olayın niteliğine uygun uzmanlık gerektirir.

Taşıyanın savunmaları nasıl değerlendirilir?

Taşıyan, kanundaki sorumluluktan kurtulma sebeplerine veya yük ilgilisinin davranışına dayanabilir. Ambalaj yetersizliği, eşyanın kendine özgü niteliği, yükletenin işlemleri veya belirli deniz tehlikeleri gibi iddialar somut olay üzerinden incelenmelidir. Her fırtına otomatik kurtuluş sebebi olmadığı gibi, her hasar da taşıyanın kusurunu kesin göstermez. İspat yükü ve kanuni karineler ilgili hüküm temelinde ayrı değerlendirilir.

Birden fazla sebep birlikte etkili olmuşsa hangi zararın hangi nedene bağlandığı araştırılmalıdır. Örneğin zayıf ambalaj ile hatalı elleçleme bir arada ileri sürülebilir. Teknik rapor, bu olasılıkları yalnız sıralamakla kalmamalı, bulguların hangi açıklamayı desteklediğini göstermelidir. Sözleşmedeki sorumsuzluk kaydının geçerliliği de emredici kurallardan bağımsız değildir. (Türk Ticaret Kanunu, taşıyanın sorumluluğu ve emredici hükümler)

Tazminat hesabı ve sorumluluk sınırları

Zarar hesabında yükün sağlam ve hasarlı değeri, makul onarım gideri, kurtarma değeri ve ilgili masraflar değerlendirilir. Ticari faturanın tamamı her durumda tazminat miktarı değildir. Kısmen hasarlı yükün kullanılabilir veya satılabilir kısmı hesapta dikkate alınmalıdır. Onarım ekonomik değilse bunun teknik ve mali gerekçesi açıklanmalıdır. Kâr kaybı veya üretim duruşu gibi ek taleplerin kabulü de ayrıca hukuki inceleme gerektirir.

TTK 1186 kapsamında, uygulanabilir istisnalar saklı olmak üzere, koli veya ünite başına 666,67 Özel Çekme Hakkı ile hasarlı veya kayıp eşyanın brüt kilogramı başına 2 Özel Çekme Hakkından yüksek olan sınır önemlidir. Özel Çekme Hakkı sabit bir Türk lirası tutarı değildir. Değerin önceden bildirilip taşıma belgesine yazılması ve daha yüksek sınır anlaşmaları ayrıca incelenir. (Türk Ticaret Kanunu, madde 1186)

Konteynerde koli sayısı ve sınırın kaybedilmesi

Konteynerin içinde çok sayıda koli bulunması halinde taşıma belgesinde bunların nasıl gösterildiği önem taşır. Konteynerin kendisini tek ünite saymak ile belgedeki kolileri ayrı değerlendirmek farklı sonuç verebilir. Paketleme listesi, konşimento açıklaması ve yükün fiili düzeni birlikte incelenmelidir. “Bir konteyner eşittir bir koli” şeklinde bütün taşımalara uygulanacak basit bir formül kullanılmamalıdır.

Taşıyanın sınırlandırma hakkını kaybetmesi için TTK 1187’deki özel koşulların gerçekleşmesi gerekir. Kasıt veya zarar ihtimalinin bilinciyle pervasız davranışa ilişkin ispat, sıradan ihmal iddiasından farklıdır. Hasarın büyük olması tek başına bu koşulu sağlamaz. Yönetim kayıtları, uyarılar ve olayın gelişimi değerlendirilebilir. Sınırlı sorumluluk ile hiç sorumluluk bulunmaması da ayrı savunmalardır; dosyada önce sorumluluk temeli, sonra tutar ve sınırlar ele alınmalıdır.

Bir yıllık hak düşürücü süre ne zaman başlar?

TTK 1188 uyarınca eşyanın zıyaı, hasarı veya geç tesliminden dolayı taşıyana karşı tazminat istemi kural olarak bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmazsa düşer. Başlangıç, taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği; hiç teslim yoksa teslim etmesi gereken tarihtir. Bu tarih hasarın sonradan ekspertizle kesinleştiği veya sigortacının cevap verdiği tarihle karıştırılmamalıdır. Bildirim göndermek ile yargı yoluna başvurmak aynı işlem değildir.

Kanunda rücu talepleri ve dava sebebi doğduktan sonra süre uzatma anlaşması için ayrıca hükümler vardır. Uzatma alınacaksa muhatabın yetkisi, hangi talepleri kapsadığı ve son tarih açık olmalıdır. Sigortacının ödeme yapması veya taşıyanla görüşmeler sürmesi, bütün süreleri kendiliğinden korumaz. Uygulanacak uluslararası sözleşme veya yabancı hukuk farklı sonuç doğurabileceğinden, bu bir yıllık düzenleme her dünya taşımasına koşulsuz aktarılmamalıdır.

Sigorta başvurusu ve taşıyana rücu ilişkisi

Yük sigortasına bildirim, poliçedeki koşullara göre geciktirilmeden yapılmalıdır. Sigortacı eksper atayabilir ve hasarı azaltmak için talimat verebilir. Ancak sigortacının incelemesi devam ederken taşıyana bildirim ve dava takvimi ayrıca izlenmelidir. Poliçedeki muafiyet, kapsam dışı riskler ve sigorta bedeli, taşıyanın kanuni sorumluluğundan farklı bir hesap doğurabilir. Aynı olayda sigorta tazminatı ile taşıyana karşı talep tutarı eşit olmayabilir.

Sigortacı ödeme yaptığında kanuni halefiyet ve rücu hakları gündeme gelebilir. Yük ilgilisinin taşıyanı ibra etmesi veya delilleri yok etmesi bu hakları etkileyebilir. Ödeme öncesi sulh, feragat veya teslim belgesi imzalanırken poliçe ve karşı tarafın talebi birlikte incelenmelidir. Sigorta ve tazminat uyuşmazlıkları bakımından çift tahsilat yapılmaması ve ödenmeyen kısmın ayrıca izlenmesi gerekir.

Türkiye’de mahkeme, arabuluculuk ve geçici koruma

Deniz ticaretinden doğan uyuşmazlığın görevli mahkemesi ve varsa deniz ticareti işlerine ilişkin ihtisas düzeni belirlenmelidir. Yer bakımından yetki, konşimento şartları ve yabancılık unsuru ayrıca incelenir. Türkiye’de teslim alınması veya geminin Türk limanına uğraması her durumda aynı yetki sonucunu doğurmaz. Yabancı mahkeme veya tahkim kaydının geçerliliği ile uygulanacak hukuk seçimi farklı sorulardır.

Ticari para alacağı ve tazminat davasında dava şartı arabuluculuk değerlendirilir; tahkim anlaşması ve kanuni istisnalar göz önünde tutulur. Arabuluculuğun süreler üzerindeki etkisi kanuna göre hesaplanmalıdır. (Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu) Uygun şartlarda gemi üzerinde ihtiyati haciz yoluyla güvence değerlendirilebilir; her yük hasarı dosyasında herhangi bir gemiye otomatik el konulamaz. Deniz alacağı, sorumlu kişi, gemi bağlantısı ve teminat koşulları ayrı incelenir.

Kurtarma değeri, numune ve hasarlı yükün tasfiyesi

Hasarlı yükün tamamen kullanılamaz olduğu düşünülse bile bu sonuç teknik incelemeyle desteklenmelidir. Bazı ürünler ayıklanarak, yeniden paketlenerek veya onarılarak değerlendirilebilir. Bunun ekonomik ve güvenli olup olmadığı yükün niteliğine bağlıdır. Gıda, kimyasal veya güvenlik açısından kritik ürünlerde mevzuat ve uzman görüşü ayrıca önem taşır. Ticari kaybı azaltma amacı, güvenli olmayan ürünün piyasaya sürülmesini haklı göstermez. İmha zorunluysa yetkili işlemler ve imha miktarı belgeye bağlanmalıdır.

Numune alınırken hangi partiden, ne miktarda ve hangi yöntemle alındığı kaydedilmelidir. Numunelerin saklama koşulları ve teslim zinciri, laboratuvar sonucunun güvenilirliğini etkiler. Bütün yük hakkında sonuca varmak için yalnız bir kolinin fotoğrafı yeterli olmayabilir. Örnekleme yöntemi yükün türüne ve hasarın dağılımına uygun kurulmalıdır. Karşı tarafın inceleme imkânı bulunduğu ölçüde korunmalı; acil müdahale gerekiyorsa neden beklenemediği tutanakla açıklanmalıdır.

Varsayımsal bir örnekte ithal edilen makinelerin dış kasaları darbeli, fakat iç parçaların çalışıp çalışmadığı henüz bilinmiyor olsun. Bu durumda yalnız dış görünümden hareketle tüm fatura bedelini kayıp yazmak doğru olmayabilir. Yetkili teknik inceleme, test, onarım maliyeti ve onarım sonrasındaki değer birlikte değerlendirilir. Testin yükte yeni hasar yaratmaması ve mevcut bulguları silmemesi için yöntem önceden belirlenebilir. Parçalar sökülecekse söküm öncesi ve sonrası kayıt tutulmalıdır.

Başka bir varsayımsal dosyada nemlenen ürünlerin bir kısmı indirimli satılmış olabilir. Satış miktarı, fiyatı, alıcıya yapılan hasar açıklaması ve kalan stok belgelenmelidir. Kurtarma satışından elde edilen gelir zarar hesabında dikkate alınır. Buna karşılık makul ayıklama ve taşıma giderleri de uygun hukuki koşullarla incelenebilir. Amaç ilk fatura bedelini otomatik istemek değil, hasarın işletme üzerinde bıraktığı gerçek ekonomik etkiyi ve kanunen talep edilebilir kısmını ortaya koymaktır.

Dosya kapanırken sigorta ödemesi, taşıyanla sulh ve kurtarma geliri tek bir mutabakat tablosunda karşılaştırılabilir. Aynı zarar için iki kez tahsilat yapılmaması gerekir. Sulh belgesinin yalnız belirli taşıma veya partiye ilişkin olduğu açık yazılmalı; başka sevkiyatların haklarını yanlışlıkla kapsayan geniş ifadeler kontrol edilmelidir. Belgelerin saklanma planı, ileride sigortacının rücu süreci veya diğer taşıma ayağına ilişkin talepler bakımından da önem taşır.

Yabancı yük ilgilisi için Türkiye dosyasının hazırlanması

Yurt dışındaki yük sahibi, sigortacı veya ihracatçı için şirketin temsil belgeleri, konşimento zinciri ve talep hakkının kime ait olduğu açıklaştırılmalıdır. Satış sözleşmesindeki risk geçişi ile taşıma sözleşmesinden talep hakkı aynı soru değildir. Malın bedelini ödeyen kişinin bütün taşıma taleplerini otomatik kullanabildiği varsayılmamalıdır. Ciro, temlik, teslim ve sigorta ödeme belgeleri gerektiğinde birlikte sunulur. Tercümeler metnin bütününü yansıtmalıdır.

İstanbul’da hukuki destek alınırken liman kayıtlarının başka şehirde, taşıyan merkezinin başka ülkede bulunması mümkündür. Belgelerin hangi ülkeden alınacağı ve sürelerin hangi saat dilimi veya tebliğ kaydına bağlı olduğu planlanabilir. Avukat Esra Aslan ile yapılacak incelemede teknik hasar dosyası, sözleşme şartları ve tahsil imkânı birlikte değerlendirilebilir. Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; somut taşımanın tabi olduğu hukuk ve belgeler ayrıca kontrol edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Üç günlük süre iş günü müdür?

TTK 1185’te gizli hasar için aralıksız hesaplanan üç gün düzenlenir; iş günü olarak kabul edilmemelidir.

Hasarı bildirmeyi kaçırırsam dava hakkım kesin biter mi?

Zıya ve hasarda bu sonuç otomatik değildir; kanuni karineler ve aksinin ispatı önemlidir. Gecikme zararının bildirim şartı farklıdır.

Sigortacıya bildirmek taşıyana bildirim yerine geçer mi?

Kendiliğinden geçmez. Taşıyana karşı bildirim ve süreler ayrıca korunmalıdır.

Bir yıllık süre eksper raporuyla mı başlar?

Kural olarak hayır. TTK 1188 teslim veya teslim edilmesi gereken tarihi esas alır.

Taşıyan her zaman faturanın tamamını öder mi?

Hayır. Gerçek zarar, sorumluluk koşulları ve uygulanabilir sınırlar incelenir.

Konteyner tek koli sayılır mı?

Her zaman değil. Taşıma belgesindeki koli veya ünite gösterimi ve kanuni kurallar değerlendirilir.

Hasarlı malları hemen imha edebilir miyim?

Güvenlik ve mevzuat zorunlulukları saklı olmak üzere önce delil, inceleme ve sigorta koşulları değerlendirilmelidir. İmha gerekiyorsa kapsamlı kayıt tutulmalıdır.

Taşıyanın acentesi mutlaka tazminat borçlusu mudur?

Hayır. Temsil ilişkisi ile asıl taşıma borcu birbirinden ayrılmalıdır.

Fırtına taşıyanı her durumda kurtarır mı?

Hayır. Olayın niteliği, alınan önlemler ve ilgili sorumluluk hükümleri incelenir.

Türkiye’ye gelmeden dosya takip edilebilir mi?

Uygun temsil belgeleriyle birçok işlem avukat aracılığıyla yürütülebilir. Teknik inceleme ve gerekli delillerin temini ayrıca planlanmalıdır.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. * İşaretli Alanlar Zorunludur.